Türkçede En Çok Karıştırılan 25 Yazım Kuralı
On beş yıllık redaksiyon deneyimimizde en sık karşılaştığımız yirmi beş yazım sorununu beş grupta topladık: bitişik-ayrı yazım, kesme işareti, noktalama, büyük harf ve sık yanlış yazılan sözcükler.
Türkçe, kuralları oturmuş bir dildir; ama bazı noktalar en dikkatli yazarları bile zorlar. Redaksiyon masasına düşen metinlerde aynı hatalar şaşırtıcı bir düzenlilikle tekrar eder.
Bu yazıda, on beş yıllık redaksiyon deneyimimizde en sık karşılaştığımız yirmi beş yazım sorununu beş grupta topladık. Her kuralın yanında yanlış ve doğru kullanımı, mümkün olduğunca da hatırlamanızı kolaylaştıracak pratik bir ölçü bulacaksınız.
A. Bitişik mi, ayrı mı?
1. Bağlaç olan "de / da" ayrı yazılır
Bulunma hâli eki olan "-de/-da" ise bitişik. Ölçü basit: sözcüğü cümleden çıkardığınızda cümle anlamlı kalıyorsa o bir bağlaçtır, ayrı yazılır.
- Yanlış: Bende geldim. → Doğru: Ben de geldim. ("Ben geldim" anlamlı)
- Yanlış: Ev de kimse yoktu. → Doğru: Evde kimse yoktu. (çıkarılamaz)
2. Bağlaç olan "de / da" asla "te / ta" olmaz
Sert ünsüzden sonra gelse bile değişmez. Ama bulunma eki değişir.
- Yanlış: Ahmet te gelecek. → Doğru: Ahmet de gelecek.
- Doğru: Ahmet'te para var. (bu bulunma eki)
3. Bağlaç olan "ki" ayrı, ek olan "-ki" bitişik yazılır
- Doğru: Duydum ki gelmişsin. (bağlaç)
- Doğru: yarınki toplantı, masadaki kitap, seninki (ek)
Kalıplaşmış birkaç sözcük bitişiktir: oysaki, mademki, halbuki, sanki, belki, çünkü, meğerki.
4. "her şey" ayrı, "hiçbir" bitişik
Bu ikisi sürekli birbirine karıştırılır; oysa kuralları farklıdır.
- Yanlış: herşey, hiç bir → Doğru: her şey, hiçbir
- Not: hiçbir şey — "hiçbir" bitişik, "şey" ayrı.
5. "birçok, birkaç, herhangi" bitişik yazılır
- Yanlış: bir çok kişi, bir kaç gün, her hangi biri
- Doğru: birçok kişi, birkaç gün, herhangi biri
6. Soru eki "mi / mı" her zaman ayrı yazılır
Kendinden sonra gelen ekler ise ona bitişir.
- Doğru: Geldi mi? Güzel mi? Gelmiş midir?
7. İkilemeler ayrı yazılır, araya tire konmaz
- Yanlış: yavaş-yavaş, teker teker' → Doğru: yavaş yavaş, teker teker, güzel güzel
8. Pekiştirmeler bitişik yazılır
- Doğru: yepyeni, masmavi, kapkara, sapsarı, bembeyaz
9. "ya da" ayrı yazılır
"Veya" tek sözcüktür, "ya da" iki sözcüktür.
- Yanlış: yada → Doğru: ya da
B. Kesme işareti
Kesme işaretinin tek bir işi vardır: özel adlara gelen çekim eklerini ayırmak. Aşağıdaki dört kural bunun sınırlarını çizer.
10. Özel ada gelen çekim ekleri ayrılır
- Doğru: Ankara'da, Ali'nin, Türkiye'ye, TDK'nın
11. Yapım ekleri ve sonrasındaki ekler ayrılmaz
- Yanlış: Türkçe'de, Ankara'lı → Doğru: Türkçede, Ankaralı
Sebebi: "Türk + çe" bir yapım ekidir; ek aldıktan sonra sözcük artık türemiş sayılır.
12. Çokluk eki ayrılmaz
- Yanlış: Ali'ler geldi. → Doğru: Aliler geldi.
13. Kurum ve kuruluş adlarına gelen ekler ayrılmaz
- Yanlış: Türk Dil Kurumu'na → Doğru: Türk Dil Kurumuna
C. Noktalama
14. "ve, veya, ya da, ile" bağlaçlarından önce virgül konmaz
- Yanlış: Metni okudu, ve düzeltmeye başladı.
- Doğru: Metni okudu ve düzeltmeye başladı.
15. Üç nokta üç tanedir
Beş nokta, yedi nokta diye bir işaret yoktur. Ayrıca kendinden önceki sözcüğe bitişik yazılır.
- Yanlış: Bilmiyorum ..... , Bilmiyorum ... → Doğru: Bilmiyorum…
16. Noktalama işaretinden önce boşluk bırakılmaz
Sonrasında bırakılır. En sık gözden kaçan mekanik hatalardan biridir.
- Yanlış: Kapıyı açtı .Sonra çıktı. → Doğru: Kapıyı açtı. Sonra çıktı.
17. Sıralı cümleler virgülle ayrılır
Cümleler kendi içinde virgül taşıyorsa, ayırıcı olarak noktalı virgül kullanılır.
- Doğru: Sabah kalktı, kahvaltısını etti, işe gitti.
- Doğru: Ali kitabı, defteri ve kalemi aldı; Ayşe ise hiçbir şey almadı.
18. Kısaltmalarda nokta kullanımı
Büyük harfli kısaltmalarda nokta konmaz; küçük harfli olanlarda konur.
- Doğru: TDK, TBMM, ABD (noktasız)
- Doğru: vb., vs., Dr., Prof. (noktalı)
D. Büyük harf
19. Unvanlar özel addan sonra büyük harfle başlar
- Doğru: Ahmet Bey, Ayşe Hanım, Ali Öğretmen, Doktor Mehmet
20. Yön adları: yön ise küçük, bölge ise büyük
- Doğru: Vadi doğudan batıya uzanır. (yön)
- Doğru: Doğu Anadolu Bölgesi (bölge adı)
21. Ay ve gün adları: belirli tarihte büyük, genel kullanımda küçük
- Doğru: 29 Ekim 1923, 24 Kasım Salı (belirli tarih)
- Doğru: Okullar eylülde açılır. (genel)
22. Dil, millet ve din adları büyük harfle başlar
- Doğru: Türkçe, İngilizce, Türk, Müslüman
E. Sık yanlış yazılan sözcükler
23. "yalnız" ve "yanlış" karıştırılıyor
İkisi de sık yanlış yazılır ve yazım denetleyicisi çoğu zaman yakalamaz.
- Yanlış: yanlız → Doğru: yalnız (tek başına)
- Yanlış: yalnış → Doğru: yanlış (hatalı)
24. Sondaki sessizler
- Yanlış: herkez → Doğru: herkes
- Yanlış: süpriz → Doğru: sürpriz
- Yanlış: orjinal → Doğru: orijinal
- Yanlış: şöför → Doğru: şoför
- Yanlış: direk geldi → Doğru: direkt geldi ("direk" = sütun)
25. Gereksiz tekrar eden ifadeler
Yazım hatası değildir ama redaksiyonda en çok düzeltilen kusurlardandır: anlamı zaten içinde olan sözcüğü tekrarlamak.
- geri iade etmek → iade etmek
- en ideal → ideal
- yaklaşık 10 civarında → yaklaşık 10
- şu andaki mevcut durum → mevcut durum
Bu tür fazlalıkları ayıklamayı yalınlığın gücü yazımızda ayrıntılandırdık.
Bir hatırlatma: kural mı, üslup mu?
Bu kuralların hepsi yazım kuralıdır ve nesneldir. Ancak edebî metinlerde her farklılık hata değildir. Bir karakterin ağzından çıkan "gelicem", bir yazım yanlışı değil karakterizasyondur; bilinçli bir devrik cümle de üslup tercihidir.
İyi bir redaktörün en önemli niteliği, kusur ile tercihi ayırt edebilmesidir. Kuralı metnin ruhuna rağmen dayatmak, hatayı düzeltmemek kadar büyük bir kusurdur.
Kendi metninizi denetlerken
Bu listeyi bir kontrol listesi gibi kullanabilirsiniz; ama şunu unutmayın: kendi metnine uzun süre bakan göz, sayfada yazanı değil bildiğini okumaya başlar. Bu "yazar körlüğünü" kırmanın yollarını sekiz pratik teknik yazımızda topladık.
Yazım denetleyicileri de yardımcı olur ama sınırlıdır: "yalnız" yerine "yanlız" yazdığınızda uyarır, ancak "yanlış" yerine "yalnız" yazdığınızda ikisi de geçerli sözcük olduğu için sessiz kalır. Bu konuyu yapay zekâ redaksiyonu yazımızda ele aldık.
Metniniz için profesyonel bir göz
Yazım kuralları redaksiyonun yalnızca bir katmanıdır; anlatım, akış ve tutarlılık da en az onun kadar önemlidir. Redaksiyonun bütününü "Redaksiyon Nedir?" rehberimizde anlattık.
Metninizi bu gözle ele almamızı isterseniz redaksiyon ve son okuma hizmetlerimizle yanınızdayız. Bir bölümünüze uyguladığımız ücretsiz örnek redaksiyonla farkı kendi metniniz üzerinde görebilirsiniz. Bize yazın.
Sık sorulan sorular
Bağlaç olan 'de/da' ile bulunma eki nasıl ayırt edilir?
Sözcüğü cümleden çıkarın: cümle anlamlı kalıyorsa o bir bağlaçtır ve ayrı yazılır ('Ben de geldim' → 'Ben geldim'). Çıkarılamıyorsa bulunma ekidir ve bitişik yazılır ('Evde kimse yoktu'). Ayrıca bağlaç olan 'de/da' hiçbir zaman 'te/ta' biçimine girmez.
'Türkçe'de' mi 'Türkçede' mi doğru?
'Türkçede' doğrudur. Kesme işareti yalnızca özel adlara gelen çekim eklerini ayırır. 'Türk + çe' bir yapım ekidir; yapım eki ve ondan sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz. Aynı sebeple 'Ankaralı' da kesmesiz yazılır.
Kurum adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılır mı?
Hayır. Kurum ve kuruluş adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz: 'Türk Dil Kurumuna' doğru, 'Türk Dil Kurumu'na' yanlıştır. Kesme işareti kişi ve yer adları gibi özel adlara gelen çekim ekleri için kullanılır.
Ay ve gün adları büyük harfle mi yazılır?
Belirli bir tarih bildiriyorsa büyük harfle: '29 Ekim 1923', '24 Kasım Salı'. Genel bir kullanımda ise küçük harfle: 'Okullar eylülde açılır.' Aynı ayrım yön adlarında da geçerlidir: yön bildirirken küçük ('doğuya doğru'), bölge adında büyük ('Doğu Anadolu').
Yazım denetleyicisi bütün hataları yakalar mı?
Hayır. Denetleyiciler var olmayan sözcükleri yakalar; ancak yanlış yerde kullanılmış doğru sözcükleri göremez. Örneğin 'yanlış' yerine 'yalnız' yazdığınızda ikisi de geçerli sözcük olduğu için uyarı vermez. Bağlama bağlı hatalar için insan gözü gerekir.
Edebî metinlerde de bu kurallara harfiyen uyulmalı mı?
Kurallar nesneldir, ancak her farklılık hata değildir. Bir karakterin ağzından çıkan yöresel söyleyiş ya da bilinçli bir devrik cümle üslup tercihidir. İyi bir redaktörün temel niteliği, kusur ile tercihi ayırt edebilmek; kuralı metnin ruhuna rağmen dayatmamaktır.