Romanınızı Yayınevine Göndermeden Önce Yapmanız Gereken 5 Şey
Editörün masasına düşen yüzlerce dosya arasında sizinkinin okunmasını sağlayan şey, çoğu zaman hikâyenizden önce nasıl sunulduğudur. "Gönder"e basmadan önce yapmanız gereken beş şeyi sırasıyla ele aldık.
Romanınızı bitirdiniz. Dosyayı son kez kaydettiniz, arkanıza yaslandınız ve şimdi ekranda duran o e-posta taslağına bakıyorsunuz. Ekli dosya hazır, alıcı kutusunda bir yayınevinin adresi. Tek yapmanız gereken "gönder"e basmak.
Durun. Tam da bu noktada acele eden yazar sayısı, sanılandan çok fazla. Oysa bir dosyayı yayınevine göndermek, bir başvurudur — ve her başvuru gibi hazırlık ister. Editörün masasına düşen yüzlerce dosya arasında sizinkinin okunmasını sağlayacak şey, çoğu zaman hikâyenizden önce nasıl sunulduğudur.
Bu yazıda, "gönder"e basmadan önce yapmanız gereken beş şeyi sırasıyla ele alıyoruz. Hiçbiri zor değil; ama dördü genellikle atlanıyor.
1. Dosyayı dinlendirin, sonra kendi gözden geçirmenizi yapın
Bir romanı bitirdiğiniz gün, o romanı değerlendirebileceğiniz en kötü gündür. Metne fazla yakınsınızdır; heyecan ve yorgunluk bir arada, gözünüz sayfada yazanı değil, orada olduğunu bildiğiniz şeyi okur.
Bu yüzden ilk adım beklemektir. Dosyayı en az bir hafta, mümkünse birkaç hafta bir kenara koyun. Döndüğünüzde metni ilk kez okuyan biri gibi göreceksiniz — ve o güne kadar fark etmediğiniz şeyler size bağıracak. Bu bekleme süresinin neden bu kadar işe yaradığını metni soğumaya bırakmak üzerine yazdığımız yazıda ayrıntılandırdık.
Dinlendirme sonrası okumada şunlara bakın: Açılış bölümü okuru gerçekten tutuyor mu? Ortalarda temponun düştüğü, kendi okurken bile atlamak istediğiniz bölümler var mı? Karakterlerin adları, özellikleri ve zaman akışı baştan sona tutarlı mı?
Ardından cümle düzeyine inin: gereksiz sözcükleri ayıklayın, tekrarları temizleyin, uzun cümleleri bölün. Bu turda işinize yarayacak yöntemleri kendi metninizi redakte etmek için sekiz teknik ve yalınlığın gücü yazılarımızda topladık. Sıranın önemli olduğunu da unutmayın: önce yapı, sonra cümle. Bu mantığı redaksiyon sürecinin katmanları yazımızda anlattık.
2. Doğru yayınevini seçin — herkese göndermeyin
Yazarların en sık yaptığı hata, dosyayı bulabildikleri bütün yayınevlerine aynı anda göndermektir. Bu yöntem, işe yaramamakla kalmaz; zarar da verir.
Çünkü her yayınevinin bir yayın çizgisi vardır. Yalnızca akademik kitap basan bir yayınevine fantastik roman göndermek, ikinizin de zamanını harcar. Dahası, dosyanızın nereye gittiğini bilmeden gönderdiğiniz belli olur ve bu, ciddiyetiniz hakkında bir izlenim bırakır.
Doğru yaklaşım şudur: Kitapçıda ya da internette, sizin türünüze yakın kitapları kimin bastığına bakın. Beğendiğiniz, kendi romanınızla aynı rafta durabilecek kitapların künyesindeki yayınevi adlarını not edin. Ardından o yayınevlerinin sitelerine girin.
Neredeyse hepsinin "dosya gönderimi" ya da "eser kabul koşulları" başlıklı bir sayfası vardır. Burada ne istediklerini açıkça yazarlar: hangi dosya biçimi, hangi bölümler, ne kadarlık bir örnek, hangi e-posta adresi. Bu koşullara uymamak, dosyanızın okunmadan elenmesinin en yaygın sebebidir.
Kısa ve hedefli bir liste yapın: beş-on yayınevi yeter. Hepsine birden değil, gruplar hâlinde gönderin; ilk gruptan gelen dönüşlere göre sunumunuzu iyileştirebilirsiniz.
3. Dosyayı teknik olarak düzgün hazırlayın
Bu adım sıkıcı görünür ama editör masasında fark yaratır. Özensiz biçimlendirilmiş bir dosya, daha ilk saniyede olumsuz bir izlenim bırakır.
Temel kurallar şunlardır:
- Dosya biçimi: Yayınevi aksini belirtmediyse Word (.docx) gönderin. PDF, editörün üzerinde çalışmasını zorlaştırır.
- Yazı tipi ve punto: Okunaklı ve sade bir yazı tipi, 11-12 punto. Süslü yazı tipleri "amatör" mesajı verir.
- Satır aralığı: 1,5 satır aralığı standarttır; okumayı ve not almayı kolaylaştırır.
- Paragraf düzeni: Girintileri boşluk tuşuyla değil, paragraf ayarlarıyla verin. Elle atılmış boşluklar dizgide dert olur.
- Sayfa numarası: Mutlaka ekleyin. Numarasız bir dosyada editör size "37. sayfadaki sahne" diyemez.
- Bölüm başlangıçları: Her bölüm yeni sayfadan başlasın; bunu boş satırlarla değil, sayfa sonu komutuyla yapın.
- Dosya adı: "roman_son_SON_v3_düzeltilmiş.docx" değil; "Roman Adı - Yazar Adı.docx" biçiminde adlandırın.
Küçük ayrıntılar gibi görünüyor, farkındayız. Ama hepsi aynı mesajı verir: bu yazar işini ciddiye alıyor.
4. Sunum dosyanızı hazırlayın: ön yazı, özet ve yazar bilgisi
İşte en çok atlanan adım bu. Pek çok yazar dosyayı boş bir e-postaya ekleyip gönderir. Oysa editörün ilk okuduğu şey romanınız değil, ön yazınızdır.
Ön yazı (sunuş mektubu)
Kısa olmalı — bir sayfayı geçmesin. İçinde şunlar bulunmalı: kendinizi tek paragrafta tanıtın; romanın adını, türünü ve yaklaşık kelime sayısını belirtin; kitabı iki üç cümleyle anlatın; neden özellikle o yayınevine başvurduğunuzu söyleyin.
Bu son madde önemlidir. "Yayın çizgenizde yer alan şu kitabı okudum ve romanımın oraya yakıştığını düşündüm" cümlesi, sizi toplu gönderim yapanlardan ayırır.
Kaçınmanız gerekenler de var: kitabı abartılı sıfatlarla övmeyin ("çığır açacak bir eser"), yayımlanma isteğinizi duygusal bir dille anlatmayın, ve asla "isterseniz düzeltirim" gibi metnin eksik olduğunu ima eden ifadeler kullanmayın.
Özet (sinopsis)
Bir ya da iki sayfalık, romanın tamamını anlatan bir özet hazırlayın. Dikkat: bu, kitap arkası tanıtım yazısı değildir. Merak uyandırmaya çalışmayın; sonu dâhil her şeyi anlatın. Editör kurgunun nasıl bağlandığını görmek ister.
Özeti şimdiki zamanda ve üçüncü kişi ağzından yazmak yaygın kabuldür. Ana olay örgüsüne odaklanın; yan hikâyeleri ve ikincil karakterleri özete sıkıştırmayın.
Yazar bilgisi
Kısa bir özgeçmiş: varsa daha önce yayımlanmış çalışmalarınız, katıldığınız yarışmalar, yazarlıkla ilgili eğitiminiz. Hiçbiri yoksa sorun değil — bunu bir eksiklik gibi sunmayın, sadece kendinizi birkaç cümleyle tanıtın. İlk romanını gönderen yazarlar da yayımlanır.
Ne kadar metin gönderilir?
Yayınevi belirtmişse tam olarak istediği kadar. Belirtmemişse ilk üç bölüm ya da ilk elli sayfa yaygın ölçüdür. İstenmediği hâlde bütün dosyayı göndermek, koşulları okumadığınızı gösterir.
5. Metni profesyonel bir gözden geçirin
Kendi gözden geçirmenizi ne kadar titiz yaparsanız yapın, bir sınır vardır: metni siz yazdınız. Zihniniz eksik bir cümleyi otomatik tamamlar, çünkü ne demek istediğinizi zaten biliyorsunuz. Buna yazar körlüğü denir ve yalnızca dışarıdan bakan taze bir gözle aşılır.
Burada bir yanılgıyı düzeltelim: "Nasılsa yayınevi kabul ederse kendi editörleri düzeltir" düşüncesi yaygındır ama işleyiş böyle değildir. Yayınevi editörünün ilk işi metni düzeltmek değil, yayımlanmaya değer olup olmadığına karar vermektir. Bu kararı verirken dosyanın ham hâline bakar. Bu konuyu yayınevine göndermeden önce redaksiyon gerekli mi yazımızda ayrıntısıyla tartıştık.
Metninizin hangi düzeyde desteğe ihtiyacı olduğunu belirlemek için katmanları bilmek gerekir. Kurgu, bölüm sırası ya da tempo konusunda tereddütleriniz varsa ihtiyacınız editörlüktür. Yapı oturduysa ve dil, anlatım ve tutarlılık desteği istiyorsanız kitap redaksiyonu doğru seçimdir. Metin baskıya hazırsa ve yalnızca son bir kontrol gerekiyorsa son okuma yeterlidir. Aradaki farkları editörlük türleri yazımızda karşılaştırdık.
Türünüze hâkim bir editörle çalışmak ayrıca fark yaratır; doğru editörü nasıl seçeceğinizi roman yazarları için editör seçme rehberimizde anlattık.
Son bir hatırlatma: sabır
Dosyanızı gönderdikten sonra yanıt beklemek aylar alabilir. Yayınevleri çok sayıda dosya alır ve değerlendirme süreci yavaş işler. İki hafta sonra takip e-postası atmak yerine, o süreyi bir sonraki projenize ayırın.
Ret cevabı alırsanız da bunu kişisel bir yargı olarak okumayın. Yayınevleri kararlarını yalnızca metnin niteliğine göre değil; yayın programına, o yılki dengelerine ve ticari beklentilerine göre de verirler. Bugün yayımlanan pek çok kitap, bir zamanlar birden fazla ret almıştı.
Özetle
Bir romanı yazmak uzun bir emektir; onu doğru sunmak ise o emeğin son adımıdır. Metni dinlendirin, doğru yayınevini seçin, dosyayı özenle hazırlayın, sunum belgelerinizi eksiksiz iletin ve metni profesyonel bir gözden geçirin. Bu beş adım kabul garantisi vermez — ama dosyanızın hak ettiği dikkatle okunmasını sağlar.
Romanınızı bu son aşamada yanınızda bir göz isterseniz, kitap redaksiyonu ve yayına hazırlık hizmetimizle metninizi baştan sona ele alıyoruz. Kararınızı kolaylaştırmak için bir bölümünüze ücretsiz örnek redaksiyon uyguluyor, farkı kendi sayfalarınız üzerinde görmenizi sağlıyoruz. Bize yazın, romanınızı konuşalım.
Sık sorulan sorular
Romanımı kaç yayınevine göndermeliyim?
Bulabildiğiniz her yayınevine değil, türünüze uygun beş-on yayınevine gönderin. Her yayınevinin bir yayın çizgisi vardır; uymayan bir yere gönderim ikinizin de zamanını harcar ve ciddiyetiniz hakkında olumsuz izlenim bırakır. Hepsine birden değil, gruplar hâlinde göndermek daha doğrudur.
Yayınevine romanın tamamını mı göndermeliyim?
Yayınevinin sitesinde belirttiği kadarını gönderin. Belirtilmemişse ilk üç bölüm ya da ilk elli sayfa yaygın ölçüdür. İstenmediği hâlde bütün dosyayı göndermek, eser kabul koşullarını okumadığınızı gösterir ve dosyanın elenme sebebi olabilir.
Ön yazıda ne yazmalıyım?
Bir sayfayı geçmeyen bir metinde: kendinizi kısaca tanıtın, romanın adını, türünü ve yaklaşık kelime sayısını belirtin, kitabı iki üç cümleyle anlatın ve neden özellikle o yayınevine başvurduğunuzu söyleyin. Abartılı övgülerden ve metnin eksik olduğunu ima eden ifadelerden kaçının.
Sinopsis ile arka kapak yazısı aynı şey mi?
Hayır. Arka kapak yazısı merak uyandırmak için yazılır ve sonu açık bırakır. Yayınevine gönderilen özet ise romanın tamamını, sonu dâhil anlatır; çünkü editör kurgunun nasıl bağlandığını görmek ister. Bir-iki sayfa, şimdiki zamanda ve üçüncü kişi ağzından yazmak yaygın kabuldür.
Daha önce hiçbir şey yayımlamadım, bu dezavantaj mı?
Hayır. İlk romanını gönderen yazarlar da yayımlanır. Yazar bilgisi bölümünde bunu bir eksiklik gibi sunmayın; kendinizi birkaç cümleyle tanıtmanız yeterlidir. Editörün asıl baktığı şey metnin kendisidir.
Dosyamı hangi biçimde göndermeliyim?
Yayınevi aksini belirtmediyse Word (.docx). Okunaklı bir yazı tipiyle 11-12 punto, 1,5 satır aralığı, sayfa numaraları eklenmiş ve her bölümü yeni sayfadan başlayan düzenli bir dosya hazırlayın. Dosya adını 'Roman Adı - Yazar Adı.docx' biçiminde verin.