Redaksiyon

Redaksiyona Dair Bilmeniz Gereken 5 Şey

Redaksiyona Dair Bilmeniz Gereken 5 Şey

Hangi tür redaksiyona ihtiyacınız var, iyi bir redaktörü nasıl anlarsınız, fiyat neye göre çıkar? Türkçede en sık yapılan yazım hatalarını da bol örnekle ele aldığımız beş başlıklı pratik rehber.

Redaksiyon hizmeti almayı ilk kez düşünen birinin kafasında hep aynı sorular vardır: Benim metnime hangi tür redaksiyon gerekiyor? Karşımdaki kişinin işini bildiğini nasıl anlarım? Fiyat neye göre çıkıyor? Ve en sık sorulanı: "Ben zaten dikkatli yazıyorum, gerçekten gerekli mi?"

Bu yazıda o soruların hepsine sırayla cevap veriyoruz. Beş başlıkta, süslemeden: redaksiyonun türleri, iyi bir redaktörde aranan nitelikler, fiyatın nasıl belirlendiği, Türkçede en sık yapılan hatalar (bol örnekle) ve metninizi teslim etmeden önce kendi yapabilecekleriniz.

Redaksiyonun ne olduğuna ve genel çerçevesine dair daha kapsamlı bir giriş isterseniz, "Redaksiyon Nedir?" rehberimiz temel başvuru metnimizdir.

1. Redaksiyon tek bir iş değildir

"Redaksiyon" tek bir hizmet gibi görünür ama uygulamada metnin ihtiyacına göre derinliği değişir. Bu farkı bilmek, hem doğru hizmeti istemenizi hem de gereğinden fazla ödememenizi sağlar.

Hafif redaksiyon. Metin zaten özenle yazılmıştır; yalnızca son bir süzgeçten geçmesi gerekir. İmla, noktalama ve gözden kaçmış küçük dil hataları düzeltilir. Cümlelere neredeyse hiç dokunulmaz. Yayına hazır bir metnin son kontrolüdür.

Orta düzey redaksiyon. En yaygın olanı budur. İmla ve noktalamanın yanı sıra anlatım da ele alınır: bozuk cümleler düzeltilir, gereksiz tekrarlar ayıklanır, terim ve üslup tutarlılığı sağlanır. Metnin sesi korunur, ama akışı belirgin biçimde iyileşir.

Kapsamlı redaksiyon. Metin ham, dağınık ya da aceleye gelmiştir. Cümleler büyük ölçüde yeniden kurulur, paragraf düzeni gözden geçirilir, anlam belirsizlikleri giderilir. En emek yoğun türdür.

Uzmanlık gerektiren redaksiyon. Akademik, hukuki, tıbbi ya da teknik metinler kendi terminolojisine hâkim bir göz ister. Burada dil bilgisi tek başına yetmez; alanın kavram dünyasını tanımak gerekir.

Bir de sınır komşuları vardır: Metnin yalnızca dizgi ve imla hatalarının ayıklandığı en son aşamaya son okuma (tashih) denir; kurgu ve yapı düzeyindeki müdahalelere ise editörlük. Bu ikisinin redaksiyondan farkını redaksiyon ile son okuma farkını ve editörlük türlerini ele aldığımız yazılarda ayrıntılandırdık.

2. İyi bir redaktörde ne aranır?

"Dil bilgisi iyi olsun" demek kolay; asıl mesele bunu nasıl anlayacağınız. Değerlendirirken bakabileceğiniz somut ölçütler şunlardır:

  • Kural bilgisinin güncelliği. Yazım kuralları zaman içinde değişir. İyi bir redaktör, ezberden değil güncel kaynaktan çalışır ve tereddüde düştüğünde kontrol eder.
  • Alan bilgisi. Tezinizi redakte edecek kişinin akademik yazım geleneğini, romanınızı redakte edecek kişinin kurgu dilini tanıması gerekir. Her metin türü ayrı bir kulak ister.
  • Tarafsızlık. Bu, en yanlış anlaşılan nitelik. Tarafsız redaktör, metni kendi zevkine göre yeniden yazmayan kişidir. Beğenmediği bir üslup tercihini "hata" diye işaretlemez; yalnızca gerçekten kusurlu olanı düzeltir.
  • Gerekçe verebilmek. İyi bir redaktör her düzeltmesini savunabilir. "Bana böyle daha güzel geldi" bir gerekçe değildir. Değişikliği neden yaptığını sorduğunuzda net bir cevap alabilmelisiniz.
  • Dikkat sürekliliği. Yüz sayfanın sonunda da ilk sayfadaki titizliği koruyabilmek, bu işin en zor tarafıdır. Bu yüzden ciddi çalışmalarda metin birden fazla turda ele alınır.

Bunu sınamanın en pratik yolu örnek redaksiyon istemektir. Metninizin bir bölümünü gönderip geri gelen düzeltmelere bakın: yalnızca virgül mü oynatılmış, yoksa anlatımınız da güçlenmiş mi? Notlar gerekçeli mi?

3. Fiyat neye göre belirlenir?

Redaksiyon ücreti genellikle üç yöntemden biriyle hesaplanır: kelime başına, sayfa başına (sektörde "sayfa" çoğunlukla 250 kelime demektir) ya da kitap ve tez gibi bütünlüklü işlerde tek bir proje fiyatı.

Fiyatı belirleyen asıl etkenler şunlardır: metnin uzunluğu, türü ve zorluğu, mevcut durumu (özenli mi, ham mı), teslim süresi ve istenen redaksiyonun derinliği. Aynı sayıda kelime, iki farklı metinde iki farklı emek demektir.

Rakamlar, örnek hesaplamalar ve bütçenizi koruyacak ipuçları için ücret rehberimize bakabilirsiniz; konuyu orada ayrıntısıyla ele aldık.

4. Türkçede en sık yapılan hatalar (örneklerle)

Redaktör masasına düşen metinlerde aynı hatalar şaşırtıcı bir düzenlilikle tekrar eder. İşte en sık görülen beşi — ve nasıl düzeltileceği.

"de / da" ayrı mı bitişik mi?

Bu ikisi aslında farklı şeylerdir. Bağlaç olan "de/da" ("ayrıca, üstelik" anlamındadır) her zaman ayrı yazılır. Bulunma hâli eki olan "-de/-da" ("içinde, üzerinde" anlamındadır) her zaman bitişik.

Pratik ölçü şudur: Sözcüğü cümleden çıkardığınızda cümle anlamlı kalıyorsa, o bir bağlaçtır ve ayrı yazılır.

YanlışDoğruNeden
Bende geldim.Ben de geldim.Bağlaç — "ben geldim" anlamlı kalıyor
Ev de kimse yoktu.Evde kimse yoktu.Bulunma eki — çıkarılamaz
Ahmet te gelecek.Ahmet de gelecek.Bağlaç asla "te/ta" olmaz

Son satır özellikle önemlidir: bağlaç olan "de/da", sert ünsüzden sonra gelse bile hiçbir zaman "te/ta" biçimine girmez. Ama bulunma eki girer: "Ahmet'te para var" doğrudur.

"ki" ayrı mı bitişik mi?

Bağlaç olan "ki" ayrı yazılır. Sıfat ya da zamir yapan "-ki" eki bitişiktir.

YanlışDoğruNeden
Duydumki gelmişsin.Duydum ki gelmişsin.Bağlaç — ayrı
Yarın ki toplantıYarınki toplantıSıfat yapan ek — bitişik
Masada ki kitapMasadaki kitapSıfat yapan ek — bitişik
Senin ki daha güzel.Seninki daha güzel.İlgi zamiri — bitişik

Birkaç sözcük bu kuralın dışındadır ve kalıplaşmış biçimde bitişik yazılır: oysaki, mademki, halbuki, sanki, belki, çünkü, meğerki.

Bitişik mi ayrı mı yazılıyor?

Günlük yazışmalarda en çok tökezlenen grup budur. Bunların bir kuralı yoktur; doğru biçimleri bilmek gerekir.

YanlışDoğru
herşeyher şey
birşeybir şey
bir çokbirçok
hiç birhiçbir
bir kaçbirkaç
her hangiherhangi

Noktalama: en sık iki hata

"ve" bağlacından önce virgül konmaz. Aynı kural "veya, ya da, ile" için de geçerlidir.

  • Yanlış: Metni okudu, ve düzeltmelere başladı.
  • Doğru: Metni okudu ve düzeltmelere başladı.

Kesme işareti yalnızca çekim eklerini ayırır. Özel ada gelen yapım ekleri ve çokluk eki ayrılmaz.

  • Doğru: Ankara'da, Ali'nin, TDK'nın (çekim ekleri ayrılır)
  • Yanlış: Ali'ler geldi → Doğru: Aliler geldi (çokluk eki ayrılmaz)
  • Yanlış: Türkçe'de → Doğru: Türkçede (yapım ekinden sonra ayrılmaz)

Gereksiz sözcükler

Anlamı zaten içinde olan bir sözcüğü tekrarlamak, metni şişirir ve acemi gösterir.

ŞişkinYalın
geri iade etmekiade etmek
yaklaşık 10 civarındayaklaşık 10
en ideal çözümideal çözüm
şu andaki mevcut durummevcut durum

Bu tür fazlalıkları avlamak, metni tek başına belirgin biçimde güçlendirir. Konuyu yalınlığın gücünü ele aldığımız yazıda genişlettik; sık karıştırılan diğer kurallar için de yazım kuralları yazımıza bakabilirsiniz.

5. Teslim etmeden önce kendiniz ne yapabilirsiniz?

Metni "temiz" göndermek hem sonucu iyileştirir hem de maliyeti düşürebilir. Birkaç yöntem gerçekten işe yarar:

  • Metni dinlendirin. En az bir gün ara verip taze gözle dönün. Kendi metnine uzun süre bakan zihin, sayfadakini değil bildiğini okumaya başlar.
  • Yüksek sesle okuyun. Göz atlar, kulak atlamaz. Dilinizin dolandığı her yer, okurun da tökezleyeceği yerdir.
  • Sondan başa okuyun. Cümleleri tersten okumak anlam akışını devre dışı bırakır ve hataları görünür kılar.
  • Kâğıda dökün. Ekranda görünmeyen hatalar, baskıda gözünüze çarpar.
  • Yazım denetleyicisini kullanın, ama sorgulayarak. Bu araçlar basit yanlışları yakalar; bağlamı ve üslubu kavrayamaz. Sınırlarını yapay zekâ redaksiyonunu tartıştığımız yazıda ele aldık.

Bu yöntemleri örneklerle ayrıntılandırdığımız sekiz pratik teknik yazımıza da göz atabilirsiniz. Yine de şunu unutmayın: kendi metnine körleşen göz, dışarıdan bakan profesyonel bir gözün yerini tutmaz. Bu ikisi rakip değil, tamamlayıcıdır.

Özetle

Redaksiyon, metninize gösterilen son özendir. Doğru türü seçmek, işini bilen bir redaktörle çalışmak ve metni elinizden çıkmadan önce kendiniz bir kez daha gözden geçirmek; bu üçü bir araya geldiğinde ortaya çıkan fark, okurun fark etmediği ama hissettiği bir kalitedir. İyi bir redaksiyon görünmez — eksikliği ise daima görünür.

Metniniz için profesyonel bir göze ihtiyacınız varsa redaksiyon, son okuma, akademik redaksiyon ve kitap redaksiyonu hizmetlerimizle yanınızdayız. Kararınızı kolaylaştırmak için bir bölümünüze ücretsiz örnek redaksiyon uyguluyoruz; farkı kendi metniniz üzerinde görüyorsunuz. Bize yazın, metninizi konuşalım.

Sık sorulan sorular

Metnime hangi tür redaksiyon gerekiyor?

Metniniz özenle yazılmışsa ve yalnızca son bir kontrol gerekiyorsa hafif redaksiyon yeterlidir. Anlatımın da güçlenmesini istiyorsanız orta düzey, metin ham veya dağınıksa kapsamlı redaksiyon uygundur. Akademik, hukuki veya teknik metinlerde ise alan bilgisi olan bir redaktör gerekir. En sağlıklısı, metnin bir bölümünü gösterip değerlendirme almaktır.

Bağlaç olan 'de/da' ile bulunma eki nasıl ayırt edilir?

Pratik ölçü şudur: sözcüğü cümleden çıkardığınızda cümle anlamlı kalıyorsa bağlaçtır ve ayrı yazılır ('Ben de geldim' → 'Ben geldim'). Çıkarılamıyorsa bulunma ekidir ve bitişik yazılır ('Evde kimse yoktu'). Ayrıca bağlaç olan 'de/da' hiçbir zaman 'te/ta' biçimine girmez: 'Ahmet de gelecek' doğrudur.

'ki' ne zaman ayrı, ne zaman bitişik yazılır?

Bağlaç olan 'ki' ayrı yazılır: 'Duydum ki gelmişsin.' Sıfat veya zamir yapan '-ki' eki bitişiktir: 'yarınki toplantı', 'masadaki kitap', 'seninki'. Birkaç sözcük kalıplaşmış olarak bitişik yazılır: oysaki, mademki, halbuki, sanki, belki, çünkü.

İyi bir redaktör olduğunu nasıl anlarım?

En pratik yol örnek redaksiyon istemektir. Geri gelen metne bakın: yalnızca virgüller mi oynatılmış, yoksa anlatımınız da güçlenmiş mi? İyi bir redaktör her düzeltmesini gerekçelendirebilir, üslubunuzu kendi zevkine göre değiştirmez ve metnin türüne uygun bir birikime sahiptir.

Redaksiyon ücreti neye göre değişir?

Metnin uzunluğu, türü ve zorluğu, mevcut durumu, teslim süresi ve istenen redaksiyonun derinliği fiyatı belirler. Hesaplama genellikle kelime başına, sayfa başına (yaklaşık 250 kelime) ya da kitap ve tez gibi işlerde proje bazlı yapılır. Aynı sayıda kelime, iki farklı metinde iki farklı emek anlamına gelir.

Kendi metnimi redakte edersem profesyonele gerek kalmaz mı?

Kendi gözden geçirmeniz sonucu iyileştirir ve maliyeti düşürebilir; ancak yerini tutmaz. Kendi metninize uzun süre bakan zihin, sayfada yazanı değil bildiğini okumaya başlar. Bu 'yazar körlüğü' ancak dışarıdan bakan taze bir gözle aşılır. İkisi rakip değil, tamamlayıcıdır.

Metniniz için profesyonel redaksiyon

Bu yazıyı okuduğunuza göre metniniz önemli. Bir bölümünü gönderin, ücretsiz örnek redaksiyonla farkı görün.

Devamı

İlgili yazılar

Redaksiyon

Yapay Zekâ Redaksiyonu Yeterli mi?

Yapay zekâ redaksiyon araçlarının en büyük avantajı hız ve ölçeklenebilirliktir. Binlerce kelimelik bir metin dakikalar içinde taranabilir; yazım yanlışları, noktalama hataları ve temel dil bilgisi kusurları anında işaretlenebilir. Kurumsal stil kılavuzlarına bağlı kalarak tutarlılık sağlama konusunda da yapay zekâ oldukça başarılıdır.